IRKIN TARİHÇESİ

Yüklendi: 24.05.2008
Güncellendi: 16.11.2009
Derleyen: BCD
Kategori: Literatür

Dört bin yıl kadar önce yani MÖ 2000 yılında, tarihöncesi ve ilkçağ döneminde yaşayan Avrupa kavimlerinin bir bölümü olan Keltler, anavatanları olan Orta Avrupa'dan göç ederek özellikle Britanya Adaları'na, İspanya'ya, Galya ve İrlanda’ya yerleştiler. Bu işgal MÖ 1200 yıllarına kadar süregeldi. Savaşçı ve avcı oldukları kadar mükemmel çiftçiydiler. Tekerlekli pulluğu ve fıçıyı icat ettiler. Yayılmaları batıda, Bronz Çağı'nın sonuna ve Demir Çağı'nın başına denk gelir. Sayısız göçleri sırasında Yunanlıların, Etrüsklerin, İtalyotların tekniklerini benimsediler; kazancılığı ve çömlekçiliği geliştirdiler. Onların yaptığı yollara sonradan Romalılar taş döşeyecekti. Çoğu zaman birbirine rakip kabileler ve klanlar halinde toplanmış olan Keltler, gerek yaşama biçimi, gerek kültür yönünden özgün bir halktı. Ürünlerin koruyucusu sayılan kır tanrılarına taparlar, geleneklerin koruyucusu olan hem kâhin, hem yargıç niteliğindeki din adamlarının (drüitler) yönetiminde yaşarlardı. Değişik yörelere göc ettiler; en batıda İrlanda ve İberya yarımadası, en doğuda Galatya (bugünkü Orta-Anadolu) ve en kuzeyde de İskoçya belirginleşir. Gittikleri her yere çiftçiliği beraberlerinde götürdüler. Besin döngülerini koyun sürüleriyle karşıladılar. Yerleşilen ada vatanlarda artık hayvanlarını korumak için sürü koruma köpeklerine, ada üzerinde vahşi yaşam azaldıkça, ihtiyaç duymamaya başladılar. Onlar yerine daha çok sürüleri gezdirirken kendilerine yardımcı olmak üzere sürü-gezdiren köpekleri tercih ettiler. Britanya adalarındaki ilk iş-köpekleri Keltlerin işgali sonrasında belirmeye başladı. Av ve gütme köpekleri bu halklar için çok önemli varlıklardı. Bilhassa sürü sahiplerinin kaçınılmaz yardımcıları oldular. Sürü yönetiminde kullanılan her köpeği “yararlı” manasına gelen bir kelime olan “collie” olarak adlandırdılar. Bazı Kelt gruplarının İskoçyanın batısındakı adalara göç etmesi esnasında yanlarında sürülerini ve “collie” köpeklerini de götürmesiyle, Collie grubu köpekler batıya doğru yayılmaya başlamış oldu.
Daha sonraları gelen (MS 43) Romalılar tarafından da bu köpekler aynı amaç için kullanıldılar.
Aynı adalar sonraları MS 410’da Anglo-Saksonlar ve 8.yy – 9.yy’larda Vikingler tarafından işgal edildiler.
Bu işgaller sırasında her işgalci ulus kendi iş köpeğini de beraberinde getirmiş ve  geni yüksek bir karışım oranıyla ilk önce yerel iş köpekleriyle eşleştirilmiş ve ırkın ilk bireyleri belirmeye başlamıştır.
Dolayısıyla ırkın geçmişinin 4000 yıla kadar dayandığı sanılmaktadır.

En son Vikingler tarafından İngiliz adalarına getirilen bu köpeklerin yerel sheepdog (koyun-köpekleri)’larla çiftleştirilmeleriyle ortaya çıkan ırk daha sonraları İngiltere-İskoçya sınırında (Northumberland) geliştirilmiş ve ırka (1890’larda)  Border Collie adı verilmiş.

1894 yılında Galler'in Bala bölgesinde düzenlenen çoban köpekleri yarışmasında Northumberland'lı bir çiftçi olan Adam Telfer'in 1 yaşındaki Old Hemp(ISDS 9) isimli köpeği çok dikkat çekti. Old Hemp koyunlara sert davranmıyor, havlamıyor ve gerekmedikçe ısırarak gütme (nipping) yapmıyordu. Bunun yerine vücudunu ve kafasını yere yaklaştırıp, omuzlarını yukarı doğru çıkarıp, gözleriyle koyunları etki altında bırakarak yönlendiriyordu.
Old Hemp'in kendine özgü bu stili çiftçiler arasında büyük beğeni kazandı. Old Hemp'in Northumberland’lı olmasından dolayı, bu şekilde stili olan Collie’lere artık “Border Collie” denmeye başlandı ve böylelikle ırkın adı da konmuş oldu. Old hemp 8 yıllık yaşamında hiç yarışma kaybetmedi. 200'den fazla erkek ve sayısı bilinmeyen miktarda dişi yavruya babalık yaptı.

Aslında Old Hemp'in bu yeteneği şaşırtıcı idi. Çünkü babası Roy çok iyi huylu bir köpek olduğu halde hiçbir şekilde koyun gütme yeteneğine ve ilgisine sahip değildi. Annesi Meg ise tam tersine koyunlara son derece ilgili bir dişiydi, zaman zaman o kadar fazla odaklanıyordu ki koyunların yerine kendisi ipnotize oluyordu.
Old Hemp, kalıtımsal kazanımlarda, anne ve babanın istenen davranışlarını alırken, istenmeyenlerin alınmadığı, tipik bir örnektir. Old Hemp'in bir diğer başarısı ise kendi kalıtımsal kazanımlarını ileriki soylara tamamen aktarabilmiş olmasıdır. Yavrularının çok büyük bir bölümü başarılı yarışma köpekleri olmuştur. Old Hemp aynı zamanda bütün Border Collie ırkının atası olarak kabul edilir.
Old Hemp'in öldüğü yıl, Old Kep isimli köpek dünyaya geldi. (1903) O yıllarda Border Collie'ler  yabancılara karşı çok sıcak değildi. Ancak Old Kep içlerinde en uysal olanıydı. Old Kep'in yavruları Avustralya ve Yeni Zelanda'ya ihraç edildi. Old Kep Pasifikteki Border Collie soyunun temelini oluşturur. Old Kep gösterdiği çok kuvvetli "eye" ile hayatı boyunca 45 yarışmada birincilik aldı.
İlerleyen yıllarda Kuzey Amerika’ya ve Amerika Birleşik Devletleri’ne de bu ırkın bireyleri yollandı. Bu bireylerden bu günkü Birleşik Devletler BC populasyonu oluştu. 1920 yılında doğan Spot (ISDS 308) bir çok şampiyonluk aldıktan sonra ABD’ye ihraç edilip North American Sheep Dog Society (NASDS) kayıtlarına 1 Numaralı birey olarak geçti ve Amerika BC populasyonunun atası oldu.

Av ve çoban ırklarının yaygın kullanımda olduğu Britanya adalarında, köpek ırklarının kayıtlarını tutmak  amaçlı ilk kurulan organizasyon “The Kennel Club”’dır. SE Shirley tarafından 1873 yılında kurulan kulüp Border Collie kayıtlarını tutmaya başlamıştı.
Zaman içerisinde çifçiler, Border Collie kayıtları tutan "The Kennel Club" ile anlaşmazlığa düştüler. Onlara göre Kennel Club köpeğin iş yeteneğinden çok dış görünüşüyle ilgileniyordu. Bu nedenle Temmuz 1906 yılında 12 büyük çiftlik ve sürü sahibi birleşerek, International Sheepdog Society (ISDS)'i kurdular. Bu tarihten sonra Kennel Club ile birlikte ISDS'de Border Collie kayıtlarını tutmaya başladı. Resmi olarak Collie ismine "Border" eki, 1918 yılındaki Supreme şampiyonu olan köpek anons edilirken ISDS başkanı James Reid tarafından kullanıldı. Ancak resmi secerelerde Border Collie adı 1946 yılında kullanılmaya başlandı.

Günümüzde halen ISDS sürüde çalışan köpeklerin kaydını, KC ise hem çalışan hemde show amaçlı hazırlanan köpeklerin kaydını tutmaktadır. 1900’lü yılların başında ortaya çıkan “fiziksel görüntüyle değerlendirme” kriterine karşı, “davranış ve arazi becerisinin” ön plana çıkması gerektiği hususundaki tartışmalar, büyüyerek devam etmektedir.

 

 

BaşaDön