Çeviri ve Derlemelere Geri Dön

CANINE RAGE SENDROMU

 

Hiçbir geçerli sebep olmadığı halde, köpeğin etrafına bilinçsiz saldırganlık sergilediği bir rahatsızlıktır. Rage sendromu son derece ender görülür. Ancak görüldüğü bireylerde çevre ve sahipleri için ciddi sıkıntılar yaşatabilir. Sendromun sebepleri ve tedavisi üzerine henüz kesin bir çözüm üretilmiş değildir. Hastalığın oluşumu üzerine çeşitli teoriler mevcuttur. Bazı araştırmacılar, bunun psikomotor epilepsinin bir şekli olduğunu, bazıları ise beyindeki düşük seratonin seviyesi ile tirod salgısındaki eksiklikten kaynaklanan bir şizofreni formu olduğunu söylemektedirler. Köpek davranışları üzerine çalışanlar ise, bunun dominasyon ilintili saldırganlığın, aşırı tezahürü olduğuna inanmaktadırlar.
İlk olarak Springer Spaniel ırklarında farkına varıldığından “Springer Rage Sendromu” da denilen hastalık, günümüzde halen çok nadir gözükse de, geçmiş yıllara göre taşıyıcı köpek sayısında az da olsa artış görülebilmektedir. Rage Sendromu varlığı rapor edilen diğerleri ise, sayıları son derece az olmakla beraber, American Cocker Spaniel, Bernese Mountain Dog, Chesapeake Bay Retriever, Dobermann, English Bull Terrier, German Shepherd Dog, Golden Retriever, Pyrenean Mountain Dog ve Saint Bernard ırklarıdır.
Hastalığın en dikkat çekici ve diğer davranışsal agresyonlardan ayırdedilebilmesini sağlayan semptomu, uyumakta olan bir köpeğin hiçbir belirti vermeden kalkıp çevresindekilere saldırması durumudur. Köpeğin genellikle bu son derece kısa süren saldırgan durumda, oryantasyonunu kaybettiği, saldırı esnasında ve sonrasında gözlerinde renk değişikliği olduğu ve davranışlarının farkında olmadığı hatta şaşkınlık içeren bir yapı sergilediği gözlemlenmektedir. Ancak, günlük yaşam sırasında ortaya çıkan Rage Sendromu belirtileri ise, köpeğin, konu üzerine uzmanlaşmış birisi tarafından gözlemlenmediği durumlarda, davranışsal agresyonla karıştırılabilmektedir.
Hastalığın genetik aktarımla ileriki soylara geçip geçmediği hususunda net bir bilgi de bulunmamaktadır. Ancak, bazı genetikçiler ve davranış bilimciler, hastalığın genetik aktarımla taşınabileceği hususunda görüşe sahiptirler. Köpeklerin soy kütüklerinin tutulmasında gösterilecek hassasiyet, ileriki dönemlerde bununla mücadelede yarar sağlayacağı kuşku götürmez bir gerçektir.
Doğrudan bir tedavi uygulaması bilinmemekle beraber, uygulanan reçeteler her birey için farklılık göstermektedir. Beslenme tarzının değiştirilmesi, d-amphetamine, vitamin B-12, oculusidon, kısırlaştırma ve progestagen terapisi, köpek sahibinin dominant pozisyonunu değiştirmeye yönelik davranışsal modifikasyonlar, uygulanan yöntemlerden bazılarıdır.
Hastalığın belirtilerindeki zayıflık ve dolayısıyla teşhisindeki zorluk nedeniyle, sıradan bir agresyonla karıştırılabileceğinden, şüphelenilen köpeğin, mutlak surette rage sendromu üzerine uzmanlaşmış birisine gösterilmesi gereklidir.
Rage Sendromu üzerine günümüzde bazı çalışmalar yapılmaktadır. Aşağıda linki verilmiş olan yardım hattında, hastalıkla alakalı paylaşımda bulunacak köpek sahiplerine danışmanlık yapılmaktadır. Paylaşacağınız bilgiler, birçok hasta sahibine yardım edilebilmesi amacıyla tasniflenerek arşivlenmektedir.
http://www.cockerspanielrage.org.uk/helpline_form.htm

çeviri
“The Man & His Doggies

 

 

 

 

 

 

  • GeriDön  AnaSayfa