Çeviri ve Derlemelere Geri Dön

BELYAEV'İN ESARET ALTINDAKİ TİLKİLERİ

 

Dmitri Belyaev genetik bilimcidir, meslektaşı Lyudmila N.Trut ile beraber Novosibirsk’de işletmesinin başında bulunduğu bir kürk fabrikasında, uzun soluklu bir deneye girişir.

Belyaev, kürk fabrikası için Rus Gümüş Tilkisi olarak bilinen Vulpes Fulvus üretimi yapmaktaydı. Tilki kürkünün değeri, hatasız ve yarasız olmasıyla çok yakın ilişkiliydi.

Ancak tilkiler, vahşi canlılar olduklarından, esaret altında tutuldukları kafeslerde sıkça kendilerine zarar verebiliyorlardı. Diğer birçok vahşi hayvan türünde bulunan hazard-avoidance (beladan kaçma), yada “ürkme” davranışı bazı tilkilerde o kadar hassas çalışıyordu ki, ortaya çıkan panik hareketler ve kaçma çabaları, kafeslere takılan hayvanların kürklerinin büyük zarar görmelerine, çoğu zamanda bu panikle kendilerini duvarlara çarpan tilkilerin, zamansız ölümlerine neden oluyordu. Belyaev, bu durumda oluşan maddi kayıplardan sakınabilmek için bazı çözümler düşünmeye başladı.

Belyaev, esaret altında kafeslerde tuttuğu tilkiler arasında ürkekliğin ve buna dayalı savunma davranışlarının farklılıklar gösterdiğini gözlemlemişti. Meslektaşı Luydmila ile birlikte bu farklılıkların kalıtımsal olup olamayacağını düşünüyordu. Eğer tilkilerdeki savunma mekanizmasındaki farklılıklar, seçilim yoluyla ileriki jenerasyonlara aktarılabilirse kafeslerde oluşan panik sonucu ortaya çıkan zararların önüne geçme imkanı bulunmuş olacaktı.

Doğada serbest yaşayan canlılar için hazard-avoidance (beladan kaçma), davranışı hayatta kalabilmeleri için çok önemli bir bileşkendir. Bu uyarı sistemi, bazı canlılarda çok hassas olduğunda, flight (kaçma-uçuş) gereğinden erken gerçekleşebilmektedir.
Canlının bu kaçışının sürdüğü mesafeye de flight-distance (uçuş mesafesi yada kaçış mesafesi) denir. Flight (kaçış-uçuş) ölçülebilir 2 ögeye sahiptir, 1. si hayvan kaçışa başlamadan önce ona ne kadar yaklaşabildiğiniz, 2.si de hayvanın kaçışa başladıktan sonra hangi mesafeye kadar kaçmaya devam ettiğidir. Bu mesafe, “beladan kaçma” davranışının şiddetine göre bazen gereğinden çok uzun olabilmektedir. Hazard-avoidance ne kadar hassas olursa flight o kadar erken başlar ve flight-distance’da o kadar uzun olabilir. Hatta bazı durumlarda canlı avını bıraktığı yere ya çok sonraları döner, ya da hiç dönmez.

Belyaev, kafeslerde esaret altına aldığı tilkilerin bazılarının üretimine sadece daha yumuşak ve munis karakterlileri seçmek suretiyle devam etti. Aşırı ürkek karakteristik sergileyen tilkileri üretim dışı bırakırken, bakıcı yada veteriner tarzı, kafeslere yaklaşması gereken insanlara daha az tepki verip, panik, kaçma tepkisi vermeyen tilkileri ise birbirleriyle çiftleştirmek yoluyla üretime aldı.

Belyaev’in üretim için tilkiler arasında yaptığı seçimin temelinde, sadece ve sadece bu söz konusu olan hazard-avoidance davranışı kuvvetli çalışmayan bireyler vardı. Bu yönde seçilimle, kafeslerde ürettiği binlerce tilkiden, rastgele seçtiği 465 adedi üzerinde yaptığı gözlemde, bunların %40’ı saldırgan korku, %30’u aşırı saldırgan, %20’si korkak ve %10’u ne aşırı korku ne de aşırı saldırganlık içeren, kabul edilebilir bir sakinlik sergiledi.
Fakat Belyaev’in notlarında, en saldırgan olmayanların bile, insanları ısırması tehlikesine karşı özel önlemler alınarak yaklaştırılması gerektiği, nihayetinde bunların dahi vahşi canlılar olduğu uyarısı vardı.

Belyaev, seçmiş olduğu bu munis karakter sergileyen geniş tilki popülasyonunu, diğer munis yapıdaki bireylerle çiftleştirerek üretimlerine devam etti. Başarılı jenerasyonlarda çok daha dikkatli seçimlerle, diğer munis yapıdaki tilkilerin üretime girmesini sağladı. Final noktası olarak üretime sokmak için seçeceği en son bireyler, flight (uçuş) motor şablonu tersine çalışan ve kendisine gönüllü olarak yaklaşan, yani reverse-flight (ters uçuş) motor şablonuna sahip bireyler olacaktı.

18 jenerasyon sonra Belyaev, doğal olarak uysallaşmış ve evcil köpeğin sahip olduğu köpeksi davranışların bir çoğuna sahip tilkilere kavuştu. Bu hayvanlar, çiftlikte seçilmeden üretilmiş diğer tilkilerden hem fiziksel, hemde davranışsal olarak birçok yönden belirgin farklılıklar gösteriyorlardı.

Bu tilkiler insanlara positif yaklaşıyorlar, bakıcılarından yiyecek alıyorlar, onların üzerine çıkıyor, sırt üstü yatıp karınlarını sevdiriyor, birileri tarafından kucakta taşınmaya, hatta aşılarının yapılmasına dahi müsaade ediyorlardı. Tilkilerden birçoğu pencere önüne oturup gelen gideni seyrediyor, isimleri söylenince de tepki veriyorlardı. Köpekler gibi davranıyorlardı. Hepsinden öte şaşırtıcı olarak köpeğe benzer bir fiziksel yapıya sahip olmuşlardı. Bazılarının kuyruk uçları yukarı kıvrımlı, kulakları düşük, yılda 2 kere osterusa giren, hatta içlerinde köpekler gibi parçalı renkli kürke sahip olanları dahi vardı. Belyaev’in notlarında “köpekler gibi sesler çıkardıkları” bilgisi de bulunmaktaydı.

Burada önemli olan, Belyaev’in yukarıda son bahsettiğim özelliklerin hiçbirini isteyerek bir seçimde bulunmamış olmasıdır. Kürkü için üretilen bir tilkinin, havlıyor olması yada düşük kulaklı olması bir anlam ifade etmez. Ancak kürk endüstrisi için, siyah-beyaz ve parçalı kürke sahip tilkilerin kürkünün de ticari bir değeri yoktur.

Belyaev’in bu uzun soluklu testinde, kafatası yapısında, çene ve dişlerde meydana gelmiş bir farklılığa dair hiçbir tesbit, not veya bilgi olmadığından, hayvanlarda bu yönde meydana gelmiş olabilecek değişiklikler yönünde bilgiye sahip değiliz.

Tilkilerin sadece uysallıkları göz önünde bulundurularak seçilmiş olmalarına rağmen, istenmediği halde bazı başka özelliklerinde de değişiklikler oluşması, “korelasyon kanunları” ile açıklanabilir.

Bu çalışma, tilkiden köpeğe olan değişimde, doğal seçilim yoluyla ortaya çıkabilecek farklılaşmanın gözlemlenebilir kanıtlarını ortaya koyuyor olması açısından önem taşımaktadır.

Raymond Coppinger
Dogs
A new Understanding of Canine origin, Behaviour and Evolution
.
Çeviri
The Man & His Doggies

 

 

 

 

 

  • GeriDön  AnaSayfa